Turk tilidagi matn
Zaten anlamın açık ve berrak olduğu yerde “te’vîl”e de gerek yoktur. Anlamın tam ve kesin olarak kavranılamadığı yerlerde de, öyle görünüyor ki, Sahabe döneminden sonra gelenler için, başvurulabilecek yegâne yöntem “te’vîl”dir. (Sahabe döneminde yapılan açıklamalar “te’vîl” değil, “tefsîr” olarak adlandırılır). Çünkü “te’vîl”de aklen muhtemel olan anlamlardan birinin, daha doğrusu, içinde yaşadığı dönemde, insanın yararına en uygun olanın tercih edilmesi söz konusudur. İşte bundan dolayı, el-Mâturîdî’nin, Kur’an’ı Ebû Hanîfe çizgisinde yorumlamak ve âdetâ Ebû Hanîfe’nin haklılığını ve doğruluğunu göstermek için yazdığı izlenimini veren hacimli eserini “tefsîr” değil, “te’vîl” olarak görmesin