Turk tilidagi matn
Ali’nin soyuyla devem edeceğini ve imamların masum oldukları inancını savunmuştur.6 Dolayısıyla, Hz. Peygamber’den sonra Hz. Ali’nin nass ve tayinle imam olduğuna inanan Şîa’nın öncelikli meselesi imâmet konusu olmuştur. İlk zümreleştiği dönemden bu zamana Şîa, Hz. Ebû Bekir, Hz. Ömer (ö. 23/644) ve Hz. Osman’ı hilafeti gasp etmekle suçlamış ve imâmetin Hz. Ali ve hatta evlatlarının hakkı olduğunu savunmuş ve bunu Hz. Peygamber’e tasdik ettirmeye çalışmıştır.7 Şîa, imâmet meselesini İslâm’ın rükünlerinden bir olarak kabul etmiş, imanın aslî bir unsuru olarak görmüş ve hatta buna inananları mü’min, inanmayanları ise Müslüman olarak nitelendirmiştir.8 2 Bkz. Akbulut, Sahabe Dönemi İktidar Kavg