Turk tilidagi matn
derlerken (Abdulcebbâr, 2013: I/232 vd; Çağrıcı, 1995: XI/138), Hasan Basrî (ö.110/729) ve Ebû Hanîfe (ö.150/767) gibi ilk dönemlerden beri âlimlerin çoğu ma’rûfun emredilmesini psiko sosyal ahlâk kuralı olarak bazılarının yapmasıyla yeterli farz-ı kifaye görürler (Ebû Hanîfe, 1992: 38; İbnü’l-Cevzî, 1931: 35 vd). Günümüz radikal, aşırı din anlayış ve akımlarına dayanak teşkil eden toplumların birlik ve barışını bozan anlayışlara karşı ma’rûfun Kur’ân’ın ruhuna uygun, doğru ve objektif anlaşılması ve açıklanması önem arzeder. Bazı dînî grupların kendi anlayış ve görüşlerini ma’rûf görmeleri, kendilerine muhalefet edenleri de münker statüsünde sayıp müşrik, facir, kâfir, zındık, baği vb. kavr