Turk tilidagi matn
rbaa ve irâde-i cüz’iyye tartışmaları bağlamında belli ölçüde yeniden hatırlanmış ve bu tartışmalar Mâtürîdî aidiyetin çerçevesini belli ölçüde genişletmiştir. Fakat bunun dışındaki süreçte, Mâtürîdî olmanın delalet çerçevesi ağırlıklı olarak itikādî bir muhteva üzerine kuruludur. Aksi takdirde Akkirmânî’nin irâde-i cüz’iyye konusunda Mâtürîdî’nin görüşünü aynı zamanda sahabenin, tabiinin ve Ebû Hanîfe’nin görüşü olarak değerlendiren şu ifadelerini anlamlandırabilmek güçtür: “Ma’lum olsun ki ef’al-i ‘ıbad hakkında mezâhib-i ‘adide vardır. Şeytan-ı la’inin nüz’atından (insanı ken- cumhuriyet ilahiyat dergisi 20, sy. 2 (Aralık 2016): 9-72. Mâtürîdî-Hanefî Aidiyetin Osmanlı’daki İzdüşümleri