Turk tilidagi matn
verâ sahibi, müftü, görüşlerini iyi ifade edip, savunan, Dâru’l-Cüzcâniyye’de ders veren büyük bir müderris, fıkıh ve nazar ilimlerinde derin bilgi sahibi bir âlim”23 gibi övücü ifadeler kullanmaktadır. Nureddin es-Sâbûnî ise el-Bidâye fî Usûli’d-Dîn adlı kitabında İmam Mâturîdî’yi “Büyük İmam Ebû Mansûr el-Mâturîdî”24 ve “Hidâyet önderi, Ehl-i Sünnet’in reisi Ebû Mansûr beyyazallahu ğurretehu”25 şeklinde övmektedir. Hafizüddin en-Nesefî ise Şerhu’l-Müntehab fî Usûli’l-Mezheb adlı eserinde İmam Mâturîdî için “Semerkantlı âlimlerin reisi eşŞeyhu’l-İmam”26 ünvanını kullanmaktadır. Öte yandan Usûl, Fıkıh ve Kelâm alanında önemli bir Hanefî âlim olan İbnü Hümam (861/1457) da el-Müsâyere isimli k