Turk tilidagi matn
ahip olduklarını ifade etmektedir.20 Ali el-Kârî, Ebû Hanîfe’nin müteşâbih sıfatlara olduğu gibi inanıp te’vilden sakındığını ve Allah Teâlâ’yı bu sıfatların zahirî manasından da tenzih ettiğini belirterek Ebû Hanîfe’nin, bu husustaki bilgiyi de Allah’a havale ettiğini söylemektedir.21 Beyâzîzâde Ahmed Efendi (ö. 1098/1687), Allah’a mekân izafe etme konusunda Ebû Hanîfe’nin şu sözlerine yer vermektedir: “Eğer Allah oturmaya ve mekân tutmaya muhtaç idiyse arşı yaratmadan önce nerede idi? Mekân yok iken de Allah Teâlâ vardı; O, varlıkları yaratmadan önce de vardı. Yüce Allah’a eller aşağı değil yukarı kaldırılarak dua edilir. Çünkü aşağıda olmakta rab olmanın ve ulûhiyetin niteliklerinden hiçb