Turk tilidagi matn
erilmiş olan yeteneğin (bozulmamış fıtrat), duyusal ve vahyî bilgi malzemelerini kullanan akıl ile işletilip âlemdeki işaretlerin izlenmesi yoluyla yani doğru öncüllere dayanan bir istidlâl süreciyle, zorunlu olarak Allah’ın var olduğu bilgisinin ortaya çıkacağını savunmuştur.13 Esasen Sünnî kelâmcılar içerisinde hudûs delilini ilk defa ayrıntılı biçimde ve derin bir vukufla açıklayan âlim Ebu Mansûr el-Mâtürîdî olmuştur, diyebiliriz. Zira ona göre âlemin hudûsu haber, duyu ve istidlâl şeklindeki bilgi vasıtalarının14 her üçüyle de sabittir.15 Öyle anlaşılıyor ki duyu ve haber vasıtalarıyla elde edilen malzemeyi işleyerek hüküm veren ve böylece hudûsu ispat edecek bilgiye ulaşan şemsiye unsu