Turk tilidagi matn
Muhammed Zekî Abdülber, (Devha: Metâbiü’d-Devhati’l-hadîse, 1984), 2. İ m a m M â t ü r î d î ’ n i n T e ’ v i l A n l a y ı ş ı | 201 te’vil ise “müteşâbih” kavramıyla ifadesini bulan ve anlaşılmasında güçlük çekilen ifadeler ya da yeni kültürel düzlemde tekrar değerlendirilmesi gereken âyetler etrafında gerçekleştirilir. Dolayısıyla te’vil kapsam bakımından daha sınırlı, fakat ele alınan metinlerin aklî izahı bakımından daha bağımsız ve “ileriye dönük” bir yorum faaliyetine karşılık gelmektedir. 10 Kendisine hareket alanı olarak kelime ve deyimlerin mecazî anlamlarını seçen te’vilin muhafazakâr (Selefî) çevrelerce hoş karşılanmamasının temel nedeni lafzın ilk (hakikat) anlamını ortadan