Turk tilidagi matn
karşılaştırma yapmaktan ve böylelikle ikisi arasındaki ihtilaflı konuların neler olduğunu tespit etmekten ziyade, üzerinde ihtilaf olduğu bilinen hususları Ebû Hanîfe zaviyesinden dile getirmektir. Bu da Tarsûsî’nin bu risaleyi yazmadan önce içinde bulunduğu ortamda bu konuların hali hazırda tartışılıyor olduğu izlenimini uyandırmaktadır. Onun Ebû Hanîfe’nin kabulleri üzerinden serd ettiği hususlar, sırasıyla (1) ma‘rifetullâhın naklen değil, aklen vacip olduğu, (2) ma‘rifetullâhın tam manasıyla gerçekleşebilmesi için aklî istidlalin gerektiği, (3) peygamberlerin büyük ve küçük tüm günahlardan korunmuş olduğu, (4) sa‘îdin şakî olmasının imkân dâhilinde olduğu, (5) imanda şüpheye mahal olmadı