Turk tilidagi matn
hibi, el-Kursavî’yi müçtehidlik davası gütmekle, Allah’ın sıfatlarını zatıyla vacip kabul edip sıfatların taaddüdünü nefyetmekle ve nakli aklın önüne geçirmekle ve nihai olarak bidatçi bir itikada sahip olmakla suçlamaktadır14. Tatar ceditçilerinin Maturidîliği öne çıkardıklarının ve hakim olan Eş’arî anlayışa misliyle karşı çıktıklarının bir başka örneği meşhur ceditçi el-Kursavî’nin fırka-yı naciye’yi; “Kitap ve sünnete sıkı sıkıya sarılanlar, heva ve bidatten uzak duranlar ve sahabe, tabiun ve selef-i salihlerin yolunu kendilerine iltizam kılanların, yani Ebû Hanife, Malik b. Enes, Kadı Ebû Yusuf, Muhammed b. Hasan eş-Şeybanî, eş-Şafiî ve Ebû Mansûr el-Mâturîdî gibi şeyhlerimiz ve selefim