Turk tilidagi matn
Bunlardan birincisi kendisinden önceki Mâtürîdî kelâmcılardan “ashâbunâ” ve “meşâyihunâ” şeklinde bahsetmesidir.3 Kendisinden önceki Mâtürîdî kelamcılara bu şekilde atıfta bulunması gerçeğine ailesinin bulunduğu ilmi gelenek de eklendiğinde konu daha açık hâle gelmektedir. Ayrıca “İmamlarımız bilginin tanımını şu şekilde yapmışlardır” ifadesinden sonra İmam Mâtürîdî’nin (ö. 333/944) tanımını zikretmesi4 de “imamlarımız” ifadesi ile Hanefî-Mâtürîdî geleneğe mensup âlimleri kastettiğini ve bu tanım özelinde Mâtürîdî’yi kastettiğini gösterir. Bu, Sadruşşerîa’nın atıflarından elde edilen ve onun kendini Mâtürîdî geleneğe mensup gördüğüne dair sunulan birinci yoldur. İkincisi ise onun 3 4 32 Ö