Turk tilidagi matn
ilen el-Fıkhü’l-ebsat’ta tenzil ile tevil arasında kurulan karşıtlıkta görülür.16 Eserde âyetlerin iman edilmesi zorunlu olan lafızları ve apaçık olan anlamları tenzil, âyetin anlamına dair hatalı olmaya muhtemel anlayışlar ise tevil olarak ifade edilmiştir.17 Benzeri bir yaklaşım İmam Şâfiî’de (ö. 204/820) fıkıh meseleleri bağlamında kendini gösterir. Şâfiî tevil kelimesini, nasların kesin delaletiyle çözümlenemeyen meselelerde yorumla yapılan açıklamaları ifade etmek için kullanmıştır. Mesela o, rehin verilen hayvanın doğurması ve rehin ağaçların meyve vermesi gibi durumlarda görülen fazlalığın (zevâid) durumunu tevile açık bir konu olarak değerlendirmiştir.18 Şâfiî müminlerin savaşı terke