Turk tilidagi matn
duğunu, Bu ekolün şian akla görev vermemek ve müteşabih ayetlerin yorumuna girmemektir. Bunlara göre, te'vilin peşine düşenler zemmedilmişlerdir. Hem de te'vil, zanna dayanarak verilen hükümdür. Bu yüzden, müteşabih ayetler hakkında zanla hükmetmek onlara göre doğru değildir. Bu inancı benimseyen .<<selefiyye ekolüıı mensupları, «müteşabih ayetterin zahirine inanır, batmını tasdik ederiz, iç yüzünün anlaşılınasını Allah'a havale ederiz. Zira biz onu bilmekle mükellef değiliz. Zaten bu husus imanın şartı ve hükümlerinden biri de değildir» derler (7). Selef akldesini benimsemiş alimierin çoğunu sahabe, tabiün ve ehli sünnet alimleri oluşturmuşlardır. Bunların ba§ında Ubey b. Ka'b, İbn Mes'üd,