Turk tilidagi matn
râde-i cüz’iyye ile kastettiği anlamı doğru bulmadığını göstermektedir; çünkü Mâtürîdîler bu konuda malûm yani bilinenin kısımları şeklinde vâcib, mümkün ve mümteni kavramlarını temele alan bir izah yerine varlığı esas alan bir açıklama geliştirmişlerdir. Konu müellifimizin yaptığı gibi bilinen merkezinde ele alındığında bu kapsama giren her şey Allah’a istinâd etmekte, kul için gerçek anlamda bir fiil düşünülememektedir. Buna binaen kul hakîkatte fâil olmayınca da cebirle karşı karşıya kalınmaktadır. O halde daha farklı bir bakış açısıyla gerek Allah’ın gerekse kulun fiildeki payı olumlanmalı; O’nun her şeyin yaratıcısı oluşu cebirle tabir edilen kulun devre dışı kalması sonucunu da doğurma