Turk tilidagi matn
esinde Hanefîlikle ilişkili farklı kesimlerden söz etmekte, bu bağlamda Kerrâmiyye, Neccâriyye ve Mu‘tezile gibi mezheplerin Ebû Hanîfe’nin yalnızca fıkhi görüşlerine uyduklarını belirtmektedir. Ona göre bunlar dışında itikat ve fıkıh ayrımı yapmaksızın Ebû Hanîfe’nin yolundan giden dördüncü bir kesim daha bulunmaktadır.3 İşte bu kesim, daha sonra Mâturîdîlik adını alacak olan kimselerdir. Ebû Hanîfe’ye hem itikatta hem de fıkıhta tabi olmak, bu kesimin önde gelen âlimlerince ısrarla vurgulanan ve iftihar edilen bir husustur. Örneğin Ebû’l-Yüsr el-Pezdevî, Usûlü’d-Dîn’in daha başlangıcında, “usulde ve fürûda imamı ve örneği olması dolayısıyla Ebû Hanîfe’nin yolundan gittiğini” belirtmektedir