Turk tilidagi matn
508/1115) Bahru’l-kelâm adlı eserinde peygamberlerin ismeti konusuna hiç değinmemiş;4 Tebsiretü’l-edille’sinde ise peygamberlerin getirdiği temel ibadet esaslarından bahsederken namazla ilgili bir yerde zelle’nin çoğulu “zelel” sözcüğünü bütün insanların yapabileceği küçük hatalar (sağairi’z-zelel) olarak kelime anlamında kullanmıştır.5 Ömer enNesefî (ö. 537/1142) Akâid risalesinde peygamberlerin sıfatları ve ismet konusundan bir cümle ile bahsetmiş, ancak zelle kavramını kullanmamıştır. Bu cümle şudur: “Tüm Peygamberler, Allah Teala’dan aldıklarını hakkıyla bildiren (muhbir), tebliğ eden (mübelliğ), sözlerinde sadık, salih kimselerdir.”6 Habbazî de (ö. 691/1292) el-Hâdî adlı eserinde zelle