Turk tilidagi matn
dan hareket ettiğimiz takdirde peşinen belirtebiliriz ki İmam Mâtürîdî (333/944) ile Ahmet Yesevî (1167) farklı devirlerde fakat aynı topraklarda yaşamış ve Türk-İslam şuurunu inşa etmiş önemli iki mimardır. Bırakmış oldukları eserlerin ve tarihi zeminin incelenmesi durumunda görülen şey Mâtürîdî’nin Yüksek Müslümanlığı; Ahmet Yesevî’nin de Halk Müslümanlığını şekillendirmeye çalışmış olmalarıdır. Bu durumda aralarında geçen zamana rağmen her iki önder birbirlerini tamamlamış olmaktadır. Diğer bir ifade ile Mâtürîdî çoğunlukla ilmiye sınıfına, onların elit kısmına hitap ederken; Pîr-i Türkistân Ahmet Yesevî bu hizmeti halk sınıfına onların diliyle Türkçe vermiştir. Bu nedenle Mâtürîdî’nin Te