Turk tilidagi matn
333/944) Kitâbü’t-tevhîd’i olması dikkate değerdir.5 Yine Ebü’l-Hasen el-Eşʿarî (ö. 324/935-36), İbn Fûrek (ö. 406/1015), Ebû Bekr el-Bâkıllânî (ö. 403/1013), Abdülkāhir el-Bağdâdî (ö. 429/1037-38), İmâmü’l-Haremeyn el-Cüveynî (ö. 478/1085) ve Ebü’lMuîn en-Nesefî (ö. 508/1115) gibi klasik dönem kelâmcılarının günümüze ulaşan kitaplarına bakıldığında onların başlangıçta bilgi konusuna yer verdikleri ve bilhassa tevhîd ve nübüvvete dair konuları bilginin tanımı, imkânı ve kaynakları gibi epistemik ilkeler üzerinden tartıştıkları görülmektedir.6 İslâm dininin itikadî esaslarını tespit, temellendirme ve savunma gibi roller üstlenen kelâmcıların bilgi konusuna bu derece önem vermeleri şaşırtıcıdı