Turk tilidagi matn
Soyutlamaya gitme ihtiyacı duymadan kişilere nispet ederek konuyu aktaran Sa’duddin Taftazânî’nin (ö. 792/1390) anlatısı ise şöyledir: Eş'arî: Ebu Ali el–Cubbâî’ye; “Biri ibadet ve itaat halinde, diğeri isyan ve günah içinde, üçüncüsü de çocuk yaşta iken ölen üç kardeş vardır. Bunlar hakkında ne dersiniz? “ Cubbâî: “ilki, mükâfat olarak cennette, ikincisi ceza olarak cehenneme girer, üçüncüsü ne mükâfat ne de ceza görür” der. Eş'arî: çocukken ölen kardeş, “Ya Rabbi, beni neden çocuk yaşta öldürdün de büyüyene kadar yaşatmadın? Büyüseydim sana iman ve itaat eder, böylece ben de cennete giderdim, derse, ona ne cevap verilir?” Cubbâî: Rab “Ben haline bakarak şunu bildim: Büyüyene kadar yaşasayd