Turk tilidagi matn
âdât (cansız maddeler) hakkında takdîrin gerçekleştiği” bakış açısıyla yaklaşmaktadır.11 Kadı Abdülcebbâr, Kaderiyye’nin, Mecûsîliğe nispeti ile ilgili hadis bağlamında kendilerinin kaderi inkâr ettiğini (caḥd) açıkça söylemektedir. Bu haliyle Mu‘tezile’nin bazı kader çeşitlerini kabul ettiğini veya kaderi sınırlandırdığını söylemek doğru olmaz.12 Günümüzde var olmayan bir ekolün bazı sempatizanları mevcut olsa bile bunlar, Mu‘tezile’yi temsil edemezler. Onların görüşleri hakkında bizlere ulaşan mevcut bilgiler ışığında söylenilebilecekler dışında olumlu-olumsuz yanlış yorumlarda bulunmak uygun olmaz. Ebû Mansûr el-Mâtürîdî’ye (ö. 333/944) göre kader; “bir şeyin mâhiyeti ve sınırı demektir.”