Turk tilidagi matn
bölüm olarak ele alınan imâmet/ hilafet meseleleri, Mâverdî (450/1058) tarafından Ahkâmü’s-Sultaniye isimli müstakil çalışmasıyla çok geniş bir şekilde değerlendirilmiştir. O, meseleye başlarken hilafet ile din arasında sarsılmaz bir bağ kurarak, hilafetin, din ve dünyanın korunmasında Peygamber’e vekâlet olduğunu söylemiştir. Bu yüzden de hilafeti aklî bir meseleden ziyade şer’i/dinî bir konu olarak görmüştür.13 Nesebi, yani Kureyş kabilesine mensup olmayı halife olabilmenin şartlarından biri olarak gören Maverdî’nin geleneksel bir mesele olarak ken12 13 Şükrü Özen, “Matürîdî ve Siyaset: Hilafetin Kureyşliliği Meselesi”, Büyük Türk Bilgini İmam Matürîdî ve Matürîdîlik, İstanbul 2012, ss. 5