Turk tilidagi matn
ğmen müellifi Mürciî olarak isimlendirmenin, Allah şerri yaratmaz dediği için bir Mu‘tezilî’yi Senevî veya Mecûsî olarak adlandırmaktan bir farkı kalmayacaktır. Bu sebeple kanaatimizce objektif ve tarafsız davranmak, müellifi Mürciî olarak adlandırmaya imkân tanımamaktadır. Bu noktada Mürcie adının, bilhassa mürtekib-i kebîre ile ilgili görüşleri dolayısıyla Ebû Hanîfe (ö. 150/767) ve taraftarlarına, muhalifleri tarafından verilen bir isim ve onlara yönelik bir itham olduğunu göz ardı etmemek gerektiği düşüncesindeyiz. Buna göre ameli imanın bir cüzü saymamaları, Hz. Osman ve Hz. Ali’nin durumlarını Allah’a havâle etmeleri veya Hz. Ali’yi hilâfette sona ertelemeleri gibi nedenlerle ehl-i had