Turk tilidagi matn
nîfe’nin yaşadığı dönem ve ortam dikkate alınırsa onun, imanı Müslüman toplumun birleştirici temel kimliği olarak temellendirme gayretinden dolayı dil ile ikrar da son derece önemli olduğu düşünülmektedir. Ebû Hanîfe ve onun takipçileri tarafından iman kavramına yüklenen bu anlam, iman ile amel arasında bir kavramsal farklılık olduğunu, amelin imana dâhil edilmediğini göstermektedir. Bu durum, daha sonraları Mu‘tezile tarafından eleştirilecektir. Ancak burada amel imana dâhil edilmemekle beraber, 6 7 8 9 10 11 12 13 14 el-Mâide 5/41. el-En‘âm 6/125. “Kim iman ettikten sonra Allah'ı inkâr ederse -kalbi iman ile dolu olduğu halde (inkâra) zorlanan başka- fakat kim kalbini kâfirliğe açarsa,