Turk tilidagi matn
in her yola başvuran karşıt grupların, yani müşrik Arapların, Kur‟an‟daki tarihsel bağlamlı anılan paradokslu yargılardan yararlanarak, kendi inançlarını, meşru göstermek için şöyle dedikleri kaydedilmektedir: “Tanrı‟ya ortak koşanlar dediler ki: Tanrı dileseydi, ne biz ne de atalarımız, O‟ndan başka bir şeye ibadet ederdik. O‟ndan ayrı olarak da herhangi bir şeyi haram kılmazdık. Onlardan öncekiler de böyle yapmışlardı. Peygambere düşen apaçık tebliğden başka bir şey midir?”5 Müşrik Arapların bu eleştirilerine verilen yanıtı, gerek Kur‟an‟ın gerekse Hz. Muhammed‟in, Tanrı‟nın takdirine rağmen, insanın elinden geleni yapması gerektiğini belirten söylemlerinde yakalamak mümkündür. Bu yanıt pe