Turk tilidagi matn
sosyal, siyasi sorunlara çözüm üretmekten ve farklı inanç ve kültürlerin meydan okumalarından oldukça uzak olarak tasvir edilmesi23, bu alandaki boşluğu doldurmada kelamcılar ve dolaylı olarak felsefecilerin katkılarının önemini arttırmaktadır. Bu noktada Mâtürîdî’nin (ö. 333/944) Kitabü’t-Tevhîd’de aktardığı Ebû Îsâ Muhammed b. Hârûn b. Muhammed el-Verrâk (ö. 247/861) ve İbnü’rRâvendî arasında geçen ve zaman zaman kendisinin de müdahil olduğu bir tartışma üzerinden İslâm düşünce geleneğine filozofların katkısını örneklendirmeye çalışalım: “Verrâk, peygamberin Bedir Savaşı günü meleklerin hazır bulunduğunu haber vermesini ta’n ederek der ki: Melekler, Uhud Savaşı günü nerede idiler?”24 Burad