Turk tilidagi matn
213/828), bir defasında "Her şey hayal ve zandan ibarettir. Öyle ki, insan onları sadece kendi zihnine göre kavrar (yani herşey subjektiftir) ve gerçeklik dediğimiz şeyde hiçbir doğruluk yoktur." diyen biriyle karşılaşır ve ona öyle bir tokat atar ki, adamın yüzü morarır. Buna karşılık şikayette bulunan adama sızlanmaması gerektiğini söyleyerek onun "gerçeklik diye bir şey olmadığı" şeklindeki görüşlerini hatırlatır.9 Diğer kelâmcılar da söz sanatı dışında başvurulabilecek bir yöntem olarak dayak ve eziyetin, hissedilen acının yani böylece duyu bilgisinin reddedilemeyecek bir bilgi olduğunu fark ettirmenin şüphecilere karşı mizahî bir yöntem olduğunu düşünmüşlerdir.10 Sofistler, in