Turk tilidagi matn
ar görüşlerinden yoğun bir şekilde istifade etse de Mâtürîdî’yi sevad-ı azam içeresinde zikretmeyişinin ya da ismine sarahaten hiç atıfta bulunmayışının altında onu bir mezhep imamı olarak değil de Ebû Hanîfe’nin bölgede etkin bir takipçisi olarak görmesi yatmaktadır. Fakat Ebû’l-Hasan el-Eşʻarî için aynı şeyler söylenemez. Zira bir kelam eserinin Ehl-i Sünnet listesinde Eşʻarîliğin amelde önde gelen imamlarından imamı Şafiî’ye yer verilirken, itikad önderlerinden Ebû’l-Hasan el-Eşʻarî’nin zikredilmemesi, dahası bazı konularda hakkında tekfire varacak söylemlerin bulunması, Sâlimî’nin tavrının tesadüfi olmadığını düşündürür. Bunu Ebû Hanîfe’nin mezhebin itikatta imamı olarak görülmesi örneği