Turk tilidagi matn
vefatından sonra içte hilafet, dâhili savaşlar, İslâm dininin tanıdığı fikir hürriyeti gibi sebepler; dıştan çeşitli dil, din, ırk ve kültüre sahip insanların İslâm dünyasına girmesi ilk fikri hareketleri hazırlamıştır. Bunun neticesinde bir asır kadar süren bu hazırlık devresinden sonra kelâm fırkalarının ortaya çıktığı görülmektedir1 (Topaloğlu, 1991: 23). Dolayısıyla İslâm kelâmının doğuş ve gelişmesinin temelinde karışık problemlerle mücadele teşebbüsü vardır. İlk kelâmcıların çabalarının çoğu putperestler, Hristiyanlar ve Yahudiler tarafından İslâm’a yöneltilen delilleri reddetmekten ibarettir. İslâm’ın kendi sınırları içinde 1 İlk dini ve siyasi gelişmeler ve sistematik kelamın doğuşu h