Turk tilidagi matn
uğu; insanın bu alana müdahalesinin ise yaratılış düzenine yönelik bir taşma, bir sınır ihlali ve nihayetinde bir “kendi kendini yaratma” teşebbüsü olarak değerlendirilebileceği varsayımına dayanır. Paul Ramsey gibi çağdaş Hristiyan düşünürler tarafından sistematik biçimde dile getirilen bu eleştiri, insanın biyoteknolojik güçler aracılığıyla kendisini “insan-tanrı” konumuna yükseltme eğilimini metafizik ve ahlâkî bir sapma olarak yorumlar.2 Klonlamanın etik ve hukuki tartışmaları uluslararası düzeyde de geniş kapsamlı değerlendirmelere konu olmuştur.3 Joseph Fletcher gibi bazı düşünürler, klonlamayı insan özgürlüğünün ve kontrolünün bir uzantısı olarak görürken, diğerleri bunu insan onuru v