Turk tilidagi matn
Peygamberden ve birbirinden rivayet etmesi şeklinde yapılmıştır. Tâbiîn de hem sahabeden hem de birbirinden nakletmiştir.6 Bu usul, tedvin dönemine kadar sürmüştür. Zamanla ortaya çıkan fırkalar ve mezhepler (siyasî, itikadî, fikrî), sadece nakle bağlı kalmayıp aklî çıkarım ve yorumlara başvurunca rey ile tefsir tartışmaları7 başlamıştır. Bu süreç, daha çok istiva, yed, vech gibi manevi müteşabihlerin tefsirinde yoğunlaşmıştır. Hz. Peygamberden nakledilen rey ile tefsir hakkında ciddi uyarılar içeren rivayetler8 etrafında dönen bu tartışmalar, me’sur ve rey tefsir yöntemlerini iki ana eksen olarak ortaya çıkarmıştır. Tefsirin müstakil bir disiplin olmasıyla, rivayetlerle sınırlı kalınmayıp t