Turk tilidagi matn
Ancak Ebû Hanîfe’ye göre Allah’ın Levh’teki yazısı “hüküm olarak” değil, “vasıf olarak”tır. Allah’ın bilmesi, yok olanı yokluğu halinde yok olarak, var olanı da varlığı halinde var olarak bilmedir. Ayakta olanı o haliyle, oturanı da oturduğu haliyle bilir.8 Görüldüğü gibi Ebû Hanife’ de, Allah’ın ezelî ilmini kabul etmekte, fakat insanın davranışı ile irâde özgürlüğü arasında bir çelişki görmemektedir. O bu görüşünü şöyle formüle eder: “İlâhî ilim ‘tavsifî’ olduğuna göre mâlûma yani nesnesine bağlıdır. Diğer bir deyimle insanlar öyle yapacaklarından dolayı bilmektedir; yoksa O öyle bildiğinden dolayı insanların davranışları Allah tarafından belirlenmiş değildir.”9 Ebû Hanife’nin ezeli ilim v