Turk tilidagi matn
zhebi olarak adlandırılan sistematik bir ekolden söz edilemeyeceğine göre Gazâlî’nin bu şekilde bir tanımlamaya gitmesi tartışmaya açıktır.8 Selefin yolu/metodu olarak adlandırılan yöneliş biçimi, sonradan gelenlerin selefe nispetle oluşturdukları bir tavır, rivayete dayalı bir din anlayışı olduğu için, bunu en iyi ifade eden kavram, selefe nispeti anlam olarak içinde barındıran “selefiyye” kavramıdır.9 Bu içerikle “selefiyye” kavramının, İbn-i Teymiyye’nin eserlerinde görüldüğü ve aslında bir teoriye de dönüşmüş olduğu söylenebilir. Bu bakımdan ben burada, Selefîliğin tarihteki tezahür biçimleri öne çıkarılarak yapılan bir tasnifi esas alarak bir anlatım yapmayı daha uygun buluyorum. Öze dö