Turk tilidagi matn
yretlerin büyük etkisi olmuştur.6 İmâm-ı Rabbânî, kendisinin “Müceddid-i elf-i sânî” olduğunu açıkça ifade etmemekle birlikte kendisi için hâsıl olan bir kısım maarifin, ikinci bin yılın müceddidi için nübüvvet nurunun kandilinden iktibas edilen ilimler olduğunu belirtir ve bu ulûm ve maarifin sahibinin ikinci bin yılın müceddidi olduğuna dikkat çeker.7 İmâm-ı Rabbânî için “Müceddid-i elf-i sânî” ifadesini ilk olarak aklî ve naklî ilimlerde pek çok eser yazan Hindistanlı meşhur âlim Abdülhakîm Siyalkûtî’nin (ö. 1068/1657) kullandığı ifade edilmiştir.8 Ayrıca Muhammed Hâşim Kişmî (ö. 1054/1645) İmâm-ı Rabbânî’nin vefatından üç-dört yıl sonra yazmış olduğu eserinde İmâm-ı Rabbânî’nin “Müceddid