Turk tilidagi matn
İlâhî beyanda insanın tanımlanan bu konumuna paralel olarak İslâm’ın ilk dönemlerinde onu çevreleyen hayatın akışı ve sosyal realiteler en belirleyici kriter kabul edilmiştir. Dünyevî ve uhrevî umura ait tüm meseleler insandan ve vakadan hareket eden bir bakış açısıyla vahyin ışığında değerlendirilmiştir. İnen âyetlerin önemli bir bölümünün ya sorulan sorular veya bizzat yaşanan olaylar sebebiyle çözümcü ve aydınlatıcı bir mahiyette inzal olması nebevî yöntemin oluşumuna da katkı sağlamıştır. Bu yolla dinin yorumlanmasında kuralcı ve şekilci yaklaşımın en aza indirgendiğini söyleyebiliriz. Hz. Peygamber’in uygulamaları bu durumun yüzlerce örneğiyle doludur. Şüphesiz Ebû Hanîfe (d.h.80-v. h.