Turk tilidagi matn
ve 3. asırlarda ortaya çıkan itikadî-siyasî sorunlar karşısında benzer bir tutum sergilemişlerdir. Çalışma erken dönemde henüz kurumsal bir yapıya kavuşmadan önce ircâ ve i‘tizâl akideleriyle irtibatlı olduğu düşünülen fırkaları kapsamakta olup, şahıs temelinde bir inceleme niteliği taşımamaktadır. Bu yönüyle Gaylâniyye, Fadliyye, Şebîbiyye, Şemriyye ve Sâlihiyye gibi Kaderî Mürciîlerin yanında Cehmiyye, Neccâriyye ve Vâkıfiyye gibi fırkların ircâ ve i‘tizâl bağlantılarını incelemektedir. Klasik fırak literatüründe farklı şekillerde tasnif edilen bu fırkaların katı tasnif anlayışına eleştiri getirerek erken dönem kelâmî gelişmelerdeki esnekliğin vurgulanması çalışmanın önemini ortaya koym