Turk tilidagi matn
anlamlarının ötesine geçerek onların Bâtınî hakikatine ulaşma gayretini ifade eder.22 “İmâmet”, nübüvvetin sona ermesinden sonra ilâhî bilginin ve dinî rehberliğin sürekliliğini temsil eden bir otorite makamı olarak görülürken; “nübüvvet”, vahyin tebliğiyle birlikte hakikatin beşerî idrak alanına taşınması işlevini üstlenen peygamberlik kurumudur.23 Bu kavramlar, Kādî Abdülcebbâr ile Abdülkāhir el-Bağdâdî’nin İsmâilî/Bâtınî öğretilere yönelttikleri tenkitlerin arka planını anlamada temel birer r