النص التركي
Âlim ve’lmüte‘allim, el-Vasiyye gibi risâleleri okumuş ve rivâyet etmiştir.15 Özellikle, Ebû Hanîfe’ye nispet edilen el-Fıkhu’l-ekber isimli risâle, başta İmâm Mâturîdî olmak üzere Ebû’l-Mu‘în en-Nesefî (ö. 508/1114), Sâbûnî (ö. 580/1184)ve Beyâdî (ö. 1098/1687) gibi Mâturîdiyye’nin önde gelen isimleri tarafından şerh ve tefsîr edilmiş, buradaki görüşler kelâmî yani aklî ve nazarî metotlarla işlenmiş ve geliştirilmiştir. Ebû Hanîfe’nin İslâm akâidi konusundaki fikirleri üzerinde gerçekleştirilen bu çalışmalar neticesinde ilmî esâslara ve kesin delillere istinâd ettirilen akîde esâsları ‘kelâm ilmi’ hâline dönüşmüştür.16 İşte bu sebepledir ki, aslında Ebû Hanîfe’nin attığı temeller üzerine İm