النص التركي
arına uymadığı düşünülen telakkilerin yayılması sonucu Ebû Hanîfe’nin, söz konusu telakkilerin temsilcileri ile sözlü ve yazılı münazaralar yaptığı nakledilmektedir.1 Ebû Hanîfe’nin akidevî birikimi ondan yaklaşık iki asır sonra yaşayan Ebû Mansûr el-Mâtürîdî’ye intikal etmiş ve daha sonra kendi ismine nispet edilecek kelâm sistemini kurmuştur.2 Kelâm ilminin doğuş sebeplerinden ve gayelerinden birinin İslâm aleyhine söylemler barındıran akımlara karşı İslâm inanç sisteminin deliller ile ispatı olduğu bilinmektedir. 3 1 2 3 İbn Hacer’in aktardığına göre İbrahim b. İshâk, Ebû Hanîfe’nin şöyle dediğini rivayet etmiştir: Doğudan bize iki habis görüş (sahibi) geldi; sıfatları iptal eden (muat