النص التركي
eğitimini alarak öğrenip sürdürdüğü geleneğin dışlayıcı tanımlamasıyla sapkın dediği fırkalarla mücadele ederek Ehl-i Sünnet kelâmının oluşumuna katkı sağlamıştır. Şüphesiz burada Ehl-i Sünnet kavramıyla kastettiği esasen Mâturîdîlik olsa da Arapkirli, zamanla Eş‘arî geleneğin muhtevasını oluşturur hale gelen ve Medrese geleneği de denilen felsefî-kelâmın da son dönem önemli temsilcilerindendir. Öte yandan tekvin; ilim, kudret, irade sıfatlarından ayrı müstakil bir sıfattır. Bu sıfatın taalluk alanına giren şeyler hadis ise de tekvin sıfatı kadim’dir, açıklamasında bulunan Arapkirli, Hanefî-Mâturîdîliğin sembol kabullerinden olan bu mevzudaki tercihinden başka kabir azabı ve sual-i Münker ve