النص التركي
Bağlamında Hanefî-Mâtürîdîlik 503 kelâm ilmi diğer ilimler karşısında önceliğe sahip olmuştur.1 Bu dönemde teşekkül sürecine giren dinî disiplinler içinde kelâm ve fıkıh ilimleri dinî referansları temel alarak, Müslüman dünya görüşünün inanç ve pratikleriyle ilgili hüküm verme ve bir sonuç üretme bakımından ortak özellikler göstermişlerdir. Fıkıh, müslüman hayatın pratikleriyle ilgili hüküm verirken genellikle kelâmî kimlik doğrultusunda bir metodoloji sergilemiştir. Bundan dolayı fakihin kelâmî kimliği onun görüşlerinin arkasındaki temel saiki belirleme noktasında önem arz etmiştir. Bu itibarla birçok âlim, fıkıhla meşguliyetlerinin yanında kelâmla da ilgilenmiş ve her iki alanda da eserl