النص التركي
Muhammed Süleymân el-Eşkar (Beyrût: Müessesetü’r-Risâle, 1417/1997), 2/253; Fahreddin Râzî, el-Muḥaṣṣal: Efkârü’l-müteḳaddimîn ve’l-müteʾaḫḫirîn min’l-ḥükemâ ve’l-mütekellimîn, thk. Hüseyin Atay (Kâhire: Mektebetü Dâri’t-Türâs, 1411/1991), 246. ONDOKUZ MAYIS ÜNİVERSİTESİ İLAHİYAT FAKÜLTESİ DERGİSİ [2021] sayı: 50 MUSTAFA SAİT KAPLAN & MUSTAFA BORSBUĞA Bunlara göre dinî mükellefiyet vahiyle sabit olduğundan bir kimse nazar ve istidlâl yöntemini kullanarak iyilik ve kötülüğü idrak edip buna göre davranmakla sorumlu değildir. Bu âlimlere göre, hüsün ve kubuh; eşya ve fiillerin zâtî bir vasfı olmadığı için bunlar, izâfî yani göreceli şeyler kabilinden addedilmektedir. Dolayısıyla buna göre sö