النص التركي
tmiş, “Haberî sıfatlar” denilen bu nitelikler kelâm tarihinde problem oluşturmuştur.6 Sıfatları teşbih ve tecsime düşme korkusuyla muhtemel ilk dönem Ehl-i Sünnet kelâmcıları haberî sıfatların te’vilini câiz görmemiş, “bilakeyf/ keyfiyetsiz” anlayışına sahip olmuşlardır. Mu’tezile ve Müteahhirûn Kelâm Dönemi7 âlimleri bu 2 Ebû Nasr el-Fârâbî, İhsaü’l-Ulûm, neşr. Osman M. Emîn, Kahire, 1931, s. 125; İbn Haldun, Mukaddime, çev. Zakir Kâdîri Ugan, İstanbul, 1989, II/1073; İzmirli İ.Hakkı, Yeni İlm-i Kelâm, İstanbul, 1341, I/3; Ömer N.Bilmen, Muvazzah ilm-i Kelam Dersleri, İstanbul, trs., s. 3. 3 Ebû’l-Muin en-Nesefi, Bahru’l-Kelâm, Mısır, 1911, s. 3. 4 Bkz. Ebû Hanife, el-Fıkhu’l-Ekber, terc.