النص التركي
ilmini sahabe ve Resûlullah’tan aldığı konusunda tartışma olmayan dinin fakihleri olarak belirlemektedir.11 Sâlimî’nin Ehl-i sünnet ve’l-cemaat olarak nitelediği yukarıdaki isimler incelendiğinde, selefin yöntem olarak farklı iki eğilimi olan Ehl-i hadîs ve Ehl-i rey guruplarını beraberce Ehl-i sünnet kapsamında değerlendirdiği anlaşılmaktadır. Diğer taraftan, eserinde Ebü’l-Hasan el-Eş‘arî’den ve görüşlerinden sık sık bahsetmesine rağmen, Eş‘arî’den ismini Ehl-i sünnet olarak nitelediği isimler arasında saymaması dikkat çekicidir. Sâlimî’nin Eş‘arî’ye karşı bu olumsuz tavrının kelâmî konularda da söz konusu olduğu görülmektedir. Örneğin Allah’ın ezelde yaratıcı olup olmadığı meselesini ele