النص التركي
nin zorunluluğunun, nimet verene şükretmenin güzelliğini ve küfrün çirkinliğini akıl veya din (sem’, vahiy) ile bilinip bilinemeyeceği hususunda ihtilâf ettiklerini açıklamaktadır. Bu noktada Bâbertî, Mu’tezile, Eş’arî ve diğer kelâm ekolleriyle birleştikleri ve ayrıldıkları hususları, onların iddialarını aktarırken kendi görüşünü ortaya koymaktadır. Haricîler, Râfizîler, Müşebbihe ve Mülhidler’e göre ilâhî hikmet gereği akıl bir şeyi zorunlu kılamaz. Aynı zamanda akıl imanın güzelliğini ve küfrün çirkinliğini de bilemez. Zira bunlar din (şer’) yolu ile bilinir.19 Mu’tezile ise, Allâh’a imanın vücûbiyetini birtakım açılardan delillendirmişlerse de, Bâbertî, bunları iki noktada özetlemektedir