النص التركي
el-Arabî (ö.638/1240) kanalıyla geliştirilmiş olan vahdet-i vücûtçu anlayış, Osmanlı Devleti’nin yönetim mekanizmalarından medreselerine kadar hemen her alanda hâkim bir konuma gelmişti.(Akman, M. 2017e: 543-569) Osmanlı kelamcıları kendi düşüncelerinin gelişim ve şekillenmesindeki etkisi göz ardı edilemeyecek olan Orta Asya ve İran menşeli XIV. yüzyıl ulemasının eserlerine, ilk temastan modern dönemin başlangıcına kadar çok sayıda şerh ve hâşiye yazmışlardır. Burada kelamcılara yön veren başlıca şerhler; Mahmûd el-İsfehânî'nin (ö.749/1349) Şerhu't-Tavali‘ ileŞerhu't-Tecrîd’i, Sa‘deddin etTeftâzânî'nin (ö.793/1390) Şerhu'l-Akâid ve Şerhu'l-Mekâsıd’ı, Şerîf e