النص التركي
Birbirinden farkl bu tan mlar Nesefî ‘bizim ashab m z n tan mlar ’ diye aktarmaktad r. Nesefî’den sonraki kelâmc lardan Teftâzânî36 (791/1390), Sâbûnî (580/1184)37, Mahbubî (777/869) ve Ebu’l-Berakat en-Nesefî’de (711/1310) ayn tan mlar görülmektedir. Tan mlar n ayn olmas geli menin olmay diye yorumlanmas do ru dü memektedir. Aksine Nesefî, halk ve kesb kavramlar n n izah nda Mâtürîdî mezhebinin görü lerine ba l kalm t r. Mu’tezile, kesbin Mâtürîdî anlay n akla uygun görmemekte,38 Nesefî ise ona biz kesbin akla uygun oldu unu aklî delillerle aç klad k, u kadar var ki o dü ünülemeyecek kadar tasavvurdan uzak de ildir39 cevab n eklemektedir. Gimaret, daha önce kudretin makdûra etkisi için kull