النص التركي
le’nin bazı kader çeşitlerini kabul ettiğini veya kaderi sınırlandırdığını söylemek doğru olmaz.12 Günümüzde var olmayan bir ekolün bazı sempatizanları mevcut olsa bile bunlar, Mu‘tezile’yi temsil edemezler. Onların görüşleri hakkında bizlere ulaşan mevcut bilgiler ışığında söylenilebilecekler dışında olumlu-olumsuz yanlış yorumlarda bulunmak uygun olmaz. Ebû Mansûr el-Mâtürîdî’ye (ö. 333/944) göre kader; “bir şeyin mâhiyeti ve sınırı demektir.” Kader, herhangi bir şeyin oluşumu bakımından taşıdığı konumu ve değeridir. Bu durumda kader: “Varlıkları, hikmet ve sefeh, hayır ve şer, hüsün ve kubuh bakımlarından sahip oldukları mâhiyete göre yaratmak demektir.” Bu anlamda kader, “hikmet” kelimes