النص التركي
Aynı zamanda da “Fırak-ı dâlle” olarak nitelendirilen grupları tekfir etmemiştir.9 Bu doğrultuda, hakkında şer‘î bir tekfir gerekçesi bulunmayan Mu‘tezile mezhebini de İslâm dairesi dışında değerlendirmemiştir. Yalnızca bazı meselelerde Ehl-i Sünnet’in genel görüşüne muhalif olduğunu belirtmiş ve Mu‘tezileyi İslâm fırkaları içinde görmüştür.10 Ehl- Sünnet mensuplarını fırka-i nâciye11 olarak niteleyen Ahmed Naim, hakikat uğrunda verdikleri son derece zorlu mücadelelerle öne çıkan Ehl-i Sünnet âlimlerinin, Ebû Mansûr Mâtürîdî (ö. 333/944) ile Ebü’l-Hasan Eş’arî (ö. 324/935-36) olduğuna vurgu yapmıştır. Ehl-i Sünnet’in, amelde Hanefî, Şafiî, Malikî ve Hanbelî mezheplerine ayrıldığı gibi itikat