النص التركي
Bu süreçte bilgi bizden bağımsızdır. Buna göre aklın algıları, suje ile obje arasında kurulan bağla külli ve zarurî bilgilere dönüşür.5 Müslümanlar, hicri ikinci asırda Yunan felsefesiyle karşılaşıp felsefî düşünceyi çeviriler yoluyla öğrenmeye başlamıştır. Çeviri faaliyeti, Mısır’da bulunan Yunanca ve Kıptîce eski teliflerin Arapçaya tercüme edilmesiyle başlamış,6 Ebû Ca‘fer el-Mansûr (ö. 158/775) ve Hârûn erReşîd (ö. 193/809) dönemlerinde hızlanmış, Ebû Ca‘fer el-Me’mûn (ö. 218/833) dönemine gelindiğinde ise Beytü’l-Hikme ile zirve yapmıştır.7 Tercüme faaliyetlerinin etkisiyle Müslüman kültürünün erken döneminde, düşünsel açıdan aklî ve naklî delillere dayanan kelâm ekolü ve sadece aklî