النص التركي
Amelin imanın parçası olmadığı düşüncesini kabul etmenin gerekliliği ortadadır. Aksi takdirde insan olmanın sonuçlarından birini, yani “nefsi yarattık ve ona fücuru ve takvayı ilham ettik” ayetinin işaret ettiği üzere hata yapmanın bedelini tard edilerek ve belki öldülürek ödemek zorunda kalınabilirdi. Ayrıca iman-amel ayrımı ilkesi sadece siyasi değil dini açıdan da sağlam temeller üzerine oturmuştur. Pek çok nass bu ilkeyi destekler niteliktedir. Özellikle Hanefî gelenek bunun üzerinde titiz şekilde durmuştur. Mesela İmâm-ı Âzam Ebû Hanîfe yazdığı rislalerde ve hassaten yazdığı rislalerde ve hassaten el-Âlim ve’l-müteallim’de meselenin önemine dikkat çekmiş, bir müminin asla tekfir edileme